Elbet Sorulur Bunların Hesabı Sizden (!)

Mehmet Emin Öztürk
Mehmet Emin Öztürk

Berkin Elvan, Salı günü hepimizin yüreğini sızlatan çocuk. Her ne sebeple olursa olsun 15 yaşında bir çocuğun böyle ölmesi üzücü. Bir bu kadar üzücü olansa bir ölü üzerinden ideolojik siyaset yapmayı alışkanlık haline getirmiş fırsat timsahlarının ağızlarını açarak gölün kenarına gelenleri pusuya düşürmesidir. İnsanların yüreğindeki acıyı fırsata çevirip, kitleleri sokağa dökmeye çalışan kuklacı başlarıdır.

Dillere destan (!) bir gezi parkı eylemi düzenlediler. Yaktılar, yıktılar, öldürdüler, yağmaladılar sözde özgürlük ayaklanmasıydı. Ateşleri söndü ama durulmadılar, eylülde halkı ateşlemek için çabaladılar tutmadı, bu sefer geçtiğimiz şubat ayında çabaladılar yine olmadı baktılar olası yok bu işin yine bir vicdan tüccarlığına başvurdular, sonuç kaldıkları yerden devam ediyorlar.

Salı günü bu kardeşimiz öldü, sonrasında neler mi yaşandı?

Ekmek almaya giderken öldü diye ajitasyon yaptıkları eylemde ekmek parasını kazanmaya çalışan bir simitçiyi bir de itfaiye memurunu evire, çevire döverek hastanelik ettiler.

Polise Terbiyeli (!), ahlaklı (!) bir hanımefendi (!) “o… ç…” deyip tekme tokat daldı, kahramanlarımız (!) Şişli’de bir AK Parti binasını kundakladı, yüzlerce AK Parti binasına saldırıda bulundu.

Meydanda haber yapmaya çalışan meslektaşlarımızı tartakladılar hatta kendilerinden olan Aydın Doğan Medyasının muhabirini bile dövdüler.

Ve en acısı Okmeydanı’nda 22 yaşındaki Burak Karamanoğlu kardeşimiz göstericilerin sıktığı kurşunla öldü. Yine Tunceli’de bir polisimiz atılan taşlardan dolayı hayatını kaybetti ve şehit düştü.

İşte sadece 3 günlük bilanço bu, ülkenin anasını ağlatmak için çıkıyorlar, ağlatıyor sonra hiçbir şey olmamış gibi köşelerine çekiliyorlar. Eğer Burak kardeşimizin hesabı, şehit polisimiz Ahmet Küçükdağ’ın hesabı bu bozgunculardan sorulmayacaksa bunlar iki gün sonra yine çıkacaklar meydana, yine yıkacaklar her yeri, yine yakacaklar ülkeyi yine elini kolunu sallaya sallaya gezecekler.

Millet Sandıkta, Devlet Yargıda!

Devlet elbet bunların hesabını soracaktır mahkemelerde ama asıl bunların hesabını soracak olan millettir. İşte seçimlere 16 gün kaldı, bir tarafta yakanlar yıkanlar bir tarafta bunlara karşı duranlar; yapacaksınızdır elbet doğru seçimi. Ki ben gezi olaylarında gördüm ki bu kaostan beslenenler, bu gördükleri şeye zarar verip, yakıp yıkıp birde utanmadan özgür değiliz diyenler sokağa çıktıkça AK Parti’ye daha fazla yakınlaşıyor millet. Çünkü bunlar halka 1960’ı, 1980’i hatırlatıyor, o günler yaşanmasın isteniliyor.

Unutma, her şiddet sessiz bir yığın toplar karşısında Ve sessiz yığınların sesi gür çıkar zamanı gelince sandıkta, Unutma; bunların hesabı sorulur sizden, kalmaz yanınıza, Unutma!

2 Replies to “Elbet Sorulur Bunların Hesabı Sizden (!)”

  1. Tabii bir gerçeği(!) daha düzeltmeyi unuttum. Tunceli’de ölen polis kalp krizinden öldü. Kalp pili getirip takdılar ama yaşatamadılar gencecik adamı. Allah rahmet eylesin. Ölüm raporunda da bu yazıyor. Ayrıca, astım hastası.
    Bazı görgü tanıkları “polisin attığı biber gazı nedeniyle astım krizine girip kalp krizi geçirdiğini” söylüyor. Ama emniyetten yapılan açıklama “kalp krizi nedeniyle” öldüğünü resmi olarak açıklıyor.

    Sizin yerine bari ben gerçeğe ışık tutayım 🙂

  2. Karanlığa itilmiş gerçek mi?!!
    1. 22 yaşındaki bir genci göstericilerin öldürdüğünü nerden çıkardınız? Böyle bir gerçek yok! Değişik spekülasyonlar var. Babası, oğlunun hiç bir politik görüşle alakasının olmadığını söyledi. Öldüren belli değil, siz bu yazıyı yazdığınız zaman itibariyle. Gazeteciliğin birinci şartıdır: Tek bir kaynaktan haber yapılmaz, dedikodu da haber değildir!
    2. Dünyanın her yerinde Berkin’in ölümü protesto edildi, Washington’da, Londra’da, Paris’te. Hiç bir şety olmadı. Akşam 5’e kadar Türkiye’de de olay yoktu. İnsanlar yürüdüler ve protesto ettiler. Akşam ise olaylar çıktı. Yüzlerce görgü tanığı ve kamera kayıtları Vali’nin twitter mesajından 2 dakika sonra polisin halka gaz, tazyikli su sıktığı ve plastik mermi attığını açıkça gösteriyor. Protestocuların polisle çatışmaları var sonra ki, bunlar olmaması gerekern şeyler. Eğer polise bir tahrik ve saldırı yapılmışsa, her tarafta kameralar var, bunu göstersinler bize. “Bakın bize saldırıyorlar” desinler. Ve ondan sonra gerekli önlemleri alsınlar. Kimse bir şey demez, aksine polisi alkışlar. Ama polise tepki, polisin saldırmasından sonra geliyor kamera kayıtları ve saat akışına göre.
    Bakın, Taha Akyol muhafazakar bir yazardır. Ama kendisi onyıllardır güvenilir, dürüst ve her kesimin saydığı bir yazardır.
    Bence siz kendinize başbakanı sürekli yüceleyen ve yağlayan bazı gazete yazarlarını değil, Taha Akyol gibi gerçeklerin peşinde koşan, araştıran, eleştiren, dürüst, muhafazakar ama her kesimin saydığı ve dinlediği bir yazar olun.
    Yiğit Bulut veya Rasim Ozan benzerleri dönemin popülerler figürleri belki küplerini dolduruyorlar ama zaten ne para getiriyorsa o işi yaptıkalrı için, “gazeteci” bile denmiyor onlara. Üstelik siz küpünüzü de doldurmuyorsunuz, umarım bir gün tarafgirlikten geçip gerçekten gerçeklere ışık tutarsınız ve bir “Taha Akyol” olursunuz.

Bir Cevap Yazın