Mehmet Emin ÖZTÜRK Karanlığa İtilmiş Gerçeğe Tutulmuş Işık

Hayırcı Trollerin Etkin Olmasının Sebebi Ne?

Mehmet Emin Öztürk

Mehmet Emin Öztürk

Sosyal medya çağımızın en büyük reklam, siyasi propaganda ve tanıtım mecrası. Artık sosyal medyanın bu gücünü inkar etmek, güneşin doğuşunu inkar etmekle aynı derecede safça geliyor insana. Hal böyle olunca ticari kar güden şirketlerin yanında siyasi kar güden partilerde sosyal medyadaki etkinliklerde etken olmaya özellikle özen gösteriyor.

Türk siyasi tarihinde kalıplaşmış belki de ilk siyasi sosyal medya terimi “aktrol”dür. Muhalif çevreler, bir grup AK Partili aktivistin maaşlı olarak sosyal medya üzerinden sürekli paylaşımlarda bulunduğunu iddia etmiştir. Ve bu kalıp, bir şekilde doğru ya da yanlış sosyal medya literatürümüze girmiş oldu.

Fakat, benim dikkatimi çeken bir konu şu ki: son günlerde “Hayırcı Trollerin” organize bir şekilde çalışıp, sosyal medyada çok etkin rol alıyor. AK Parti resmi sayfası, Başbakanın sayfası, Erdoğan’ın sayfası ve diğer büyük AK Parti sayfaları bir paylaşım yapıyor, saniyeler içerisinde yüzlerce hayırcı trol, bağlantının altına hayır propagandası adına yorum yapıyor, diğer hayırcılarda o yorumu beğenip, üst sıralarda görülmesini sağlıyor.

AK Partili sayfaların yaptığı anketleri kendi hayırcı simgeleşmiş kişilerin gruplarında tek tek paylaşıp, herkesin “hayır” oyu vermesini söylüyor ki, AK Parti sayfasının yaptığı ankette bile “hayır” önde gösterilsin. AK Parti gruplarında bile bu hayırcı troller kol geziyor, yorumlar ve paylaşımlar yapıyor. Sosyal medyaya bakan bir insan referandumdan %80 hayır çıkacağını söyler çünkü haber kaynağını açtığında buna keza herkes “hayır” adına paylaşımlar yapıyor. “evet” adına paylaşım yapanların altlarına çok sert bir şekilde yorumlar atılıp, hakaretler ediliyor, neredeyse vatan hainliğiyle suçlanıyor. Sonuçta “hayır” diyenler rahatça paylaşımlarını yaparken, “evet” diyenler tepki almamak ve yorumlarda kimseyle tartışmamak adına paylaşım yapmıyor ve sosyal medyanın hakimiyeti hayırcı trollerde olmuş oluyor.

BU NEYİ ETKİLER!

Her seçimde 5 grup seçmen sınıfı vardır. Bir partiyle ve siyasi düşünceyle özdeşleştirmeden örnek verecek olursak, A ve B ideolojisine bağlı iki parti var diyelim. Bu iki ideolojik sınıf arasında tercih yapacak seçmen grubu şu kısımlardan oluşur:

1-) A fanatiği 2-) A sempatizanı 3-) Kararsız kitle 4-) B sempatizanı 5-) B fanatiği

Her iki grubunda fanatiğini hiçbir şekilde etkileyemezsin, onun kemikleşmiş kitlelerdir. Tüm siyasi propagandaların %70’i kararsız kitleyi, %30’u da sempatizan kitleyi etkilemek içindir. İşte hayırcı trollerin planlı ve programlı şekilde sosyal medya üzerinden başlattıkları hakarete varın yıldırıcı ve biz güçlüyüz imajının altında yatan sebep bu kararsız kitleyi etkileyebilmek içindir. Her seçimde yaklaşık bir %20’lik kararsız kitle olduğunu varsayarsak hayırcı trollerin sosyal medya çalışmalarının başarılı olması durumunda referandumdan “hayır” çıkma olasılığı artar.

Eğer AK Parti ve MHP referandumdan “evet” çıkmasını istiyorsa en az hayırcı troller kadar cesur olup, organize bir şekilde “evet”i sosyal mecrada yüksek sesle dillendirip, biz daha güçlüyüz ve haklıyız imajını vermek zorundadır. Aksi takdirde 7 Haziran öncesi gibi “nasıl olsa düşüncesiyle kazanırız” geçirilen bir seçim süreci, 7 Haziran gecesi gibi bir şokla karşı karşıya koyar seçmeni. Fakat bunun daha da kötü bir yanı var ki, telafisi yok, tekrarı yok. Bir anlık hata bir Erdoğan’ın daha gelmesini beklemekle geçer.

Bir Cevap Yazın

Post Navigation

 
Analytic Code
%d blogcu bunu beğendi: