Mehmet Emin ÖZTÜRK Karanlığa İtilmiş Gerçeğe Tutulmuş Işık

İşte Bahçeli’nin Başkanlık Sistemini Desteklemesinin Sebebi

Bahçeli Başkanlık Sistemi

Bahçeli Başkanlık Sistemi

Günlerdir belli bir çevre tarafından kasıtlı ve planlı olarak Bahçeli karşıtlığı yapılıyor. Sosyal medya neredeyse Bahçeli’nin daha önce Erdoğan için söylediği muhalif sözlerle dolu. Herkes soruyor “Ne oldu da değiştin Bahçeli?” diye.

Ben söyleyeyim, darbe girişimi oldu!

Siz sanırım işin ciddiyetinin farkında değilsiniz ama bu ülkenin evladı dediğimiz insanlar helikopterlerle bu millete ateş açtı. Tankları insanların üzerine sürdü, bu ülkenin seçilmiş Cumhurbaşkanını öldürmeye kalktı, hiçbir düşmanımızın yapmadığını yaptı, meclisi bombaladı.

İnsanın hayatında bazı zamanlar vardır “Ne yapıyorum ben” dediği, yaptıklarını sorguladığı ve durduğu konumu kontrol ettiği. İşte darbe girişimi siyasiler için tamda böyle bir eşikti. “Yeni Kapı Ruhu” oluşturuldu, görüşmeler yapıldı, darbeye karşı mesajlar verildi, bir ve beraber olundu. Çünkü eğer darbe gerçekleşmiş olsaydı, Türkiye’de olacakların Suriye’de olanlardan farkı olmayacaktı!

Oluşturulan bu atmosfer çok uzun sürmedi, çünkü bazıları suni bir darbe karşıtlığıyla oluşturulan güzel atmosferin içerisinde bulundu. Sonuçta bu göstermelik, darbe karşıtlığı tiyatrolarından vazgeçerek tabiri caizse aslına döndü. İşte bu noktada aslına dönmeyen ve durumun ciddiyetini anlayan kişide Devlet Bahçeli oldu.

Devlet Bahçeli’nin neden AK Parti’yi desteklediğini anlayamıyorsanız kendinizi Bahçeli’nin yerine koyun. Karşınızda iki farklı görüşü savunan, iki farklı grup var. Birinci grup “Başkanlığa Hayır” diyor. Grupta Kurulduğu günden beri İslam’la kavgalı, ezanı Türkçe okutan, halkın dini yaşam tarzlarına yıllarca karışan, kendisi 1950’den sonra hiç tek başına iktidara gelmese bile stratejik noktalara koyduğu kişilerle insanların türbanına, namaz kılmasına, Kuran okumasına karışan, hatta zaman zaman engelleyen bir CHP var.

Hemen onun yanında CHP’nin kardeş partisi HDP var. O kadar kardeş ki, kardeşinin barajı aşamaması ihtimaline karşı oylarının bir bölümünü ödünç verecek kadar iç içe geçmiş bir kardeşlik. CHP’nin küçük kardeşi HDP’nin PKK’nın sözcülüğünü yaptığını söylememe dahi gerek yok. Terörist cenazelerini hiç kaçırmayan bir partinin yanında siz nasıl olabilirsiniz?

Grubun diğer elemanına bakıyorsunuz FETÖ. AK Parti’ye sürekli “siz bunlarla kol kolaydın ne oldu” diye soran CHP’lilere sormak istiyorum “sende sözde bunlara düşmandın, sana ne oldu ki mitinglerinde FETÖ’cü Nazlı Ilıcak’ı, Ahmet Altan’ı alkışlatacak, iade-i itibar vereceğini söyleyecek kadar alçaklaştın?”

Bugün Türkiye Cumhuriyeti’ni bir Suriye yapmak için darbe girişiminde bulunan, kendi halkına silah, namlu doğrultan, CIA tarafından açık açık yönlendirildiği ve yönetildiği belli olan bir terör örgütünün arkasına düşüp, nasıl fikir ve zikir birliği yapabiliyorsunuz?

Ve “Başkanlığa Evet” diyen tarafa bakıyorsunuz, öyle ya da böyle ülkeyi 15 yıldır yöneten, girdiği her seçimde oy artırarak seçimlerden çıkan, bugün hiç kimsenin yapmadığını yapıp İŞİD’le, PKK’yla, FETÖ’yle mücadele edip, aynı anda üç terörist gruba da “eyvallah” etmeyen, Türkiye’nin geleceği için gece gündüz demeden çalışan bir adam ve partisi var.

İşte Bahçeli yol ayrımına burada girdi. Ki zaten MHP’lilerin genelinin AK Parti’nin sağlıkta, ulaşımda, ekonomide, eğitimde ve diğer hizmet dallarında yaptığı çalışmaları eleştirdiği pek görülmemiştir. Bu zamana kadar genellikle açılım süreci ve verilen bazı imtiyazlar eleştirildi. Bu noktada da “AK Parti yaptığı her türlü ılımlı davranışın, geri teptiğini ve bunların iflah olmayacağını görünce zaten o politikadan vazgeçti.

Sonuç olarak orta yol bulundu ve Devlet Bahçeli sırf muhalefet olsun diye muhalefet yapmadığını, derdinin Türkiye Cumhuriyeti olduğunu, önemli olanın şahısların değil Türkiye’nin geleceğinin olduğu düşüncesinde olduğunu göstermiş oldu.

Eğer sizde Bahçeli gibi düşünmek istiyorsanız, birazcık vatan sevdasına ve yukarıda yazdıklarımı anlayabilecek mantıklı bir zekaya ihtiyacınız var! Ha, eğer siz “yok ben muhalif kalacağım diyorsanız, daha fazla çirkinleşmeden, kendi halinizde nasıl kalıyorsanız kalın” hadi sağlıcakla kalın!

 

Bir Cevap Yazın

Post Navigation

Analytic Code
%d blogcu bunu beğendi: